Üye Girişi
E-Posta:
Şifre:
Üye değilim
Şifremi unuttum
Haber Akışı
Haber Arşivim
Sayfamı Yönet
Etnik Market'e Davet Et
Hesabım
Dışa Bilgi Aktar
Hareketler
Oturumu Kapat
 Haber Arşivi    Üye Girişi

Etikette cezalar sektörü zorluyor

Türk üreticiler, Avrupa ülkelerine ürün ihraç ederken, etiketlerini AB gıda tüzüğüne göre yapmak durumunda. Aksi takdirde yaptırımı yüksek cezalarla karşı karşıya kalmaları mümkün… Peki, üreticiler, toptancılar bu konuda nelere dikkat etmeli? Konunun uzmanlarıyla konuştuk

Son zamanlarda Avrupa ülkelerinde devlet kurumları tarafından yapılan market kontrollerinde bazı Türk menşeli ürünlerin etiket bilgileri eksik, yanlış ve gerektiği gibi olmadığı için bulundukları marketlerde satışlarının durdurulduğu görüldü.

Konuyla ilgili görüşünü aldığımız Gıda Mühendisi Gülden Çetiner Hasni, özellikle Türkiye menşeli ürünlerde yıllardır yapılan uyarılar, hatta yaptırımı yüksek cezalara rağmen aynı hataların katlanarak yapılmaya devam edildiğini söyleyerek, şunları aktardı: “Ürününüzün kaliteli olması kadar etiketler de çok önemli. Özellikle belirtmek istiyorum ki, Türkiye’deki Avrupa Birliği uyum yasaları ile gıda kodeksine göre yapılan etiketler Avrupa’da yeterli değil. Üreticiler Avrupa Birliği gıda tüzüğüne göre etiketlerini yapmakla yükümlü. Ürünleri üreten üreticiler kadar bu ürünleri Avrupa Birliği ülkelerine getiren toptancılar ve bunu raflarında sergileyen marketlerimiz de sattıkları her üründen sorumlu. Üretilen ürün hangi ülkeye verilecekse o ülkede konuşulan diller üzerinde olmalı. Örneğin Belçika’da iki dil konuşuluyor, dolayısıyla Felemenkçe + Fransızca olmalı. İsviçre’de ise Fransızca + Almanca gibi… Bir etiket üzerine birçok dili yerleştirmek adına olması gereken yazı büyüklüğünü de ihlal etmemek gerekiyor. Ürünün sadece adı ya da içerikleri değil üzerine yazdığınız her yazı bu dillere de çevrilecek yani raf ömrü, besin değer tablosu, saklama koşulları vs. Örneğin ‘Sadece serin ve kuru yerde saklayınız’ yazıp bırakamazsınız. İçerikleri kaç dilde yazdıysanız bu çeviriyi de yapmak durumundasınız. Bu kuralların ihlali durumunda kontrolcüler uyarılarda bulunur. Bu uyarılar 2-3 kez tekrarlanıyorsa ürün toplatma, yasaklama, mühürleme, hatta o ürünü imha dahi etme yetkileri var.”

“Vurdumduymazlık sektörü olumsuz etkiliyor”
Perakende Yönetim Danışmanı Volkan Aydın ise konuyla ilgili şunları ifade etti: “Belçika Devlet görevlilerinin Türk marketlerinde yaptıkları denetimler sırasında birçok Türk üreticinin ürünlerin satışı durduruldu. Üreticilerin arasında maalesef Türkiye’den büyük şirketler de vardı. Türk üreticilerinin Avrupa’ya ihracat yaptıkları ürünlerinin Avrupa Gıda yasalarına göre etiketlemesi mecburi. Maalesef çoğu üretici bu konulara dikkat etmiyor. Üreticilerin hataları Avrupa Türk gıda sektörünün imajını negatife çeviriyor. Avrupa yasalarını dikkate almayan Türk üreticilerin vurdumduymaz tavrı tüm sektörü olumsuz etkiliyor. Avrupa’daki Türk toptancılarının, distribütörlerin ve marketlerin bu konuda çok hassas olmaları gerekli. Toptancılar, distribütörler yasalara uygun çalışma yapmayan üreticilere baskı yapmalı ve doğru çalışmaları yapmalarını sağlamalı. Burada en büyük hata üreticilerin bu konulara hâkim danışmanlarla çalışmamaları. Oysa ihracat yapan tüm firmaların danışmalarla çalışması gerekiyor. İhracatçı birliklerinin de bu konularda çok büyük eksiklikleri var. Birlikler kendi bölgelerindeki ihracatçı firmaları bu konularda eğitmeli, aynı zamanda denetlemeli. Maalesef ihracatçı birliklerinde bu konularda eğitim almış, uzman danışmanlar yok, varsa da işlerini iyi yapmıyorlar. Türk ihracatı bu gibi sorunlar yüzünden gıda alanında ciddi sorunlar yaşayabilir. İhracatta gerileme olabilir. Devlet kurumları ve özel sektör bu sorunların giderilmesi için Avrupa Türk gıdacılarla birlikte çalışma yapmalı.”

Geçerli kriterler neler?
Tok GmbH Avrupa alım sorumlusu ve Ürün Geliştirme Ekibi Üyesi Özkan Çolak ise 13 Aralık 2014’te yürürlüğe giren ve 1169/2011 no.lu Avrupa yasasına göre ürün etiketlerinin belirtilen kriterlere uyması gerektiğini, bu tarihten itibaren 2 sene geçiş dönemi olarak tolerans da tanındığını söyledi.

Çolak, yalnızca kuru gıda için geçerli kriterleri şöyle sıraladı:
1. Ürünlerin dağıtıldığı ülkelerin dilleri etiket üzerinde olmalı. Tüketicinin aldığı ürünün içeriklerini anlaması için bu değişiklik yapıldı.
2. Etiket üzerindeki yazıların büyüklüğü 1,2 milimetre olması gerekiyor. Çok küçük ambalajlı ürünlerde bu 0,9 milimetre.
3. Ürünün içindeki alerjen maddeler için etiket üzerinde daha koyu (bold) karakter kullanılmalı veya arka rengi farklı olmalı tüketicinin dikkatini çekmesini sağlamak için.
4. Ürün menşei (eskiden şart değildi).
5. Besin değerleri de her dilde olmalı ve yeni besin değerleri tablosu uygulanmalı (sadece İngilizce yetmiyor artık).
6. Ürün içinde kullanılan bitkisel yağın veya yağların çeşitleri belirtilmeli.
7. Son kullanma tarihi net okunur olmalı ve ibaresi gerekli dillerde olmalı.
8. İhracatçı firmanın adres bilgileri.

Doğru besin değerleri tablosu
 

Üretici veya ihracatçı firmaların Avrupa’da herhangi bir sorun yaşamamaları için Avrupa yasaları hakkında bilgili bir danışmanla çalışmaları gerektiğini veya toptancı müşterilerinin danışman tutmalarının elzem olduğunu söyleyen Çolak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Danışman masraflarını üretici karşılamalı. Bu konuda istikrar sağlanırsa, Avrupa’ya ihracat artacak ve Avrupa’daki toptancıların işleri bir hayli kolaylaşacak. Bu da elbette Türk marketlere yansıyacak.”

Özlem ELGÜN HARPUTLUOĞLU

18.05.2018
İlgili Ögeler
Paylaşın